E-ticaret Girişimcilerinin En Sık Düştüğü Hatalar
Başkalarının hatalarından ders çıkararak yoluna devam eden pek çok girişimcinin en kötü senaryolara dahi hazırlıklı olduğu görülüyor.
Tüm dünyada yükselen bir ivmeye sahip olan e-ticaret, girişim fikirlerine sahip olanlar için cazip bir iş kolu olarak değerlendiriliyor. Özellikle pazardaki bir eksiği doldurmak üzere e-ticarete girmeye hazırlanan veya fark yaratacak bir fikre sahip olan girişimciler için e-ticaret ekosistemi gerçekten de önemli fırsatlar barındırıyor. Aynı şekilde, bu tür girişimciler ekosistemin de gelişmesine büyük katkıda bulunuyor.
Ancak e-ticarete başlamanın bir web sitesi açıp hemen satış yapmaktan ibaret olmadığının farkında olmayan işletmeci adayları, ne yazık ki çoğu zaman hatalı başlangıçlar yapıyorlar. Bu da firmalarının müşteri zihnindeki algısını olumsuz etkilediği için bir süre sonra iş fikirlerinin başarısız olduğuna şahit oluyoruz. Öte yandan başkalarının hatalarından ders çıkararak yoluna devam eden pek çok girişimcinin de en kötü senaryolara dahi hazırlıklı olduğunu görebiliyoruz.
Ben de bu sayıda deneyimlerim doğrultusunda, başarısız olan e-ticaret girişimcilerinin sıklıkla yaptıkları hataları derleyerek yeni işletmecilere yol göstermek istiyorum.
Alışveriş sürecinin kompleks olması
Karmaşık ve yanlış yönlendirmelerin olduğu, yani kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen tasarımlar, girişimcileri başarısızlığa sürükleyen en önemli etkenlerden biri. Bir tüketici gözüyle bakmak ve e-ticaret sitesine ilk giriş adımından ödemenin sonlandırılmasına kadarki süreci değerlendirmek, bu anlamda oldukça faydalı olacaktır. Buradan yola çıkıldığında, alışveriş sürecini şekillendirirken tüketici ile empati yapmanın işinizi önemli ölçüde kolaylaştıracağı kanaatindeyim.

Site içi arama özelliğinin işlevsizliği
Online mağazada hangi ürünün hangi kategori altında sunulduğu konusunda müşteri her zaman fikir sahibi olamayabilir veya aradığı herhangi bir ürüne tek tıkla ulaşmak isteyebilir. Bu doğrultuda kullanıma sunulan “site içi arama” özelliğinin de tam olarak online kullanıcının beklentisine göre hizmet vermesi gerekir.
Ancak maalesef ülkemizde birçok online alışveriş mağazasında bu özelliğin işlevsiz olduğunu görüyoruz. Ufak bir detay gibi görünse de site içi arama özelliğinin tüketici nezdinde büyük farklar yaratabileceğini unutmamak gerekiyor.
Düşük kaliteli ürün görselleri
Online kullanıcılar, fiziksel mağazalardaki gibi ürünlere dokunamadan satın alma kararı vermek durumundalar. Ancak elbette bu bir zorunluluk değil, yani ürün görsellerinden tatmin olmayan müşteri, elbette tercihini fiziksel mağazadan yana kullanabilir.
E-ticaret satışlarını artırmak isteyen girişimciler ise tüketicinin sesine yanıt vermeli ve olabildiğinde yüksek kalitede ürün görselleri kullanmalılar. Ek olarak, ürünlerin mümkün olan her açıdan çekilmiş görsel ögelerine yer vermek de müşteri memnuniyetini artıracaktır.

Sınırlı ödeme seçenekleri
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte her geçen gün yepyeni ödeme alternatifleri kullanıma sunuluyor. Yenilikçi bir bakış açısına sahip olması gereken e-ticaretçilerin de tüketicilere sınırlı sayıda ödeme yöntemini kullanmaya zorlamaması ve seçenekleri genişletmesi gerekiyor.
Ülkemizde kartlı ödemenin yanı sıra kapıda ödeme, eft/havale ile ödeme, mobil ödeme yöntemleri sıklıkla kullanılmasına karşın yeni nesil tüketicilerin daha farklı ödeme çözümlerine sıcak baktığı da görülüyor.
Gizli maliyetler
Tüketicilerin en çok şikayet ettiği ve sepeti terk etmelerine neden olan faktörlerin başında gelen gizli maliyetlerin önüne geçilmesi son derece önemli. Örneğin pek çok e-ticaret sitesinde ödeme adımına gelene kadar hiçbir aşamada kargo ücretlerinden söz edilmezken alışverişin gerçekleştirilmesi basamağında tüketicilerin karşısına bir anda kargo maliyetleri çıkartılıyor.
Bu gibi durumlarla karşılaşan tüketiciler ihtiyaç duydukları ürünleri satın almaktan dahi vazgeçiyorlar. Oysa ki tüketicinin ödemesi gereken nihai ücretler hakkında e-ticaret sitesinin görünür bir noktasında bilgilendirme olsa, tüketiciler birkaç lira fazla ödemekten çekinmeyecekler. Bu nedenle tüketicilerin kendilerini kötü hissetmelerine yol açan ve marka algısına olumsuz etki edecek tavırlardan bir an önce vazgeçmek gerekiyor.
Diğer e-ticaret köşe yazılarını okumak için tıklayın.
E-ticaret Çağı Ekim sayısını ücretsiz okumak için tıklayın.




















