Ne Kadar Emek, O Kadar Satış
E-ticarette başarısızlığın nedenleri
Fiziksel mağazalar nasıl farklı bir iş kolu olarak görülüyorsa online mağazalar da aynı şekilde değerlendirilmeli
Bugüne kadar belki binlerce işletmenin dijitalleşme sürecinde yer aldım. Elektronik ticarete adım atan firmalara söz konusu başlangıç evresinde hem altyapısal hem de ihtiyaç duyabilecekleri diğer pek çok konuda destek olduğumu söyleyebilirim. Doğal olarak çok sayıda başarı yakalayan firmaya tanık olduğum gibi ne yazık ki başarısız olanları da gördüm. Bu anlamda, yılın son ayına ait köşe yazımda e-ticarette başarısızlığın nedenleri üzerinde durmak ve aslında yapılması gerekenleri irdelemeyi planlıyorum.
Yazının başlığında da ifade etmeye çalıştığım gibi e-ticaret işi emek isteyen ve zaman ayrılması gereken bir alan. Eğer mali gücünüz varsa bu noktada uzman personelle çalışmalı, ancak maddi kaynaklar buna el vermiyorsa günlük veya haftalık olmak üzere belirli bir zamanınızı bu işe aktarmalısınız. Bu durumu geleneksel ticaretle ilişkilendirebilmek de mümkün. Her nasıl ki fiziki mağazalarda rafların düzeni, temizliği, vitrin görünümü en ince ayrıntısına kadar planlanıyor ve bunun için zaman ayrılıyorsa, e-ticarette de üzerinde özenle durulması gereken noktalar için zaman ayrılması gerektiğinin bilincinde olunmalı.
Bugüne kadar karşılaştığım örneklerden yola çıktığımda, yeni e-ticaret işletmelerinin üzerinde dikkatle durmaları gereken noktaları şu şekilde sıralayabilirim:
E-ticareti “iş” olarak görün
E-ticaret girişimcisi olmak, yalnızca bir web sitesi açmak anlamına gelmiyor. Yani birkaç tane özensiz girilmiş ürün, onlara ait düşük kaliteli görseller, yetersiz ürün bilgisi ile e-ticaret girişimcisi olunmuyor. Fiziksel mağazalar nasıl farklı bir iş kolu olarak görülüyorsa online mağazalar da aynı şekilde değerlendirilmeli. Üstelik pek çok firmanın online satış ciroları, en iyi mağazasından daha yüksek ya da ona yakın oranlarda. Bu da hiç şüphesiz ki e-ticaret işine gereken özenin gösterilmesi gerektiğine işaret ediyor.
E-ticaret mağazanız için zaman ayırın
Fiziksel mağazanıza gelen müşterilerinize ürününüzle ilgili detayları nasıl anlatıyorsanız, markanızı nasıl konumlandırıyorsanız, online mağazanız için de bu adımları özenli bir şekilde kurgulamalısınız. Örneğin, detaylarını aktaramadığınız bin adet ürünü satmak yerine marka diline uygun bir dille pazarladığınız, özgün ifadelerle anlattığınız yüz adet ürünü satmayı yeğleyin. Emin olun ki e-ticaret müşterilerinin satın alma kararında vereceğiniz bilgiler ve ifade biçiminiz son derece kritik bir rol oynuyor.
Online mağazanızın dinamik bir web sitesi olduğunu unutmayın
E-ticaret siteleri, diğer web platformları gibi statik bir yapıya sahip olmamalı. Bu anlamda, ziyaretçileri alışveriş yapmaya teşvik edecek, onlarla marka arasında bir bağ kurmaya itecek, sadık müşteriler yaratacak dinamik ögelere sahip olduğunuzdan emin olmalısınız. Örneğin, dönem dönem satışları artıracak kampanyalar kurgulayabilir, promosyonlardan müşterilerinizi haberdar edebilir ya da hediye çekleri dağıtabilirsiniz.
Özetlemek gerekirse; e-ticaret işini, geleneksel işinizi çağın gerekliliklerine uygun koşullara getirmek, dijitalleşmek ve dünya ile bütünleşmek olarak görün. Çünkü ancak bu şekilde gelişmelere ayak uydurabilir ve işinizi kalıcı hale getirebilirsiniz.
Diğer e-ticaret köşe yazılarını okumak için tıklayın.
E-ticaret Çağı Aralık sayısını ücretsiz okumak için tıklayın.




















