Taşıt Alımı ve Vergi Planlaması
Taşıt alımı ve vergi planlaması
Araç kiralama, operasyonel anlamda birçok kolaylık sağlaması bakımından son yıllarda gözde olan bir yöntemdir
Şirketlerde kullanılan taşıt araçlarının alımı her daim vergisel planlamada bir enstrüman olarak kullanılmıştır. Araçlar kiralama veya satın alma yolu ile elde edilebilmektedir. Bu yolların ikisi de farklı avantajlar sunmakta olup bu yazımızda ağırlıklı olarak satın alma opsiyonlarını anlatmaya çalışacağız.
Kısaca kiralama, operasyonel anlamda birçok kolaylık sağlaması bakımından son yılların gözdesi bir yöntemdir. Kolaylıklarının yanında aylık olarak fatura düzenlenmesi ve fatura üzerinde gösterilen katma değer vergisinin indirilebilmesi ayrıca bir faydadır. Satın alınan şirket araçlarında ise katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi açısından durum farklıdır. Sıfır olarak bir bayiden alınan binek otomobil yüksek oranda ÖTV ve KDV içermektedir. Vergi kanunlarımız, faturanın dip rakamının sabit kıymet olarak kayıt edilip amortisman ayırmak suretiyle gider yazılmasına imkan vermektedir.
Bu yöntem, aynı zamanda geçmiş yıl zararları yüksek seviyede ve beş yıldan daha da eskime ihtimali olan şirketlerde zararların ileriye taşınması açısından faydalı bir yöntemdir. Beş yıllık zararı bulunan bir şirket zarar etmeye devam ediyorsa, sondan başlayarak zararlarını kullanamayacağı için direkt gider yazmak yerine amortisman yolu ile itfa daha uygun olacaktır. İlgili dönemde vergi ödeme durumunda olan şirketler ise ÖTV ve KDV toplamını giderlere, kalan tutarı ise sabit kıymetlere kayıt etme yönünde davranabilir. Bu durumda ikili bir yapı seçilmiş olup hem kıst anlamda amortismandan faydalanılmış hem de büyük oranlı olan ÖTV ve KDV toplamı gider yazılabilmiştir. Bu vergilerin gider yazılması durumu ise kanunlarında indirim hakkının kısıtlanmasından kaynaklanmaktadır. Alım sırasında indirim hakkı kısıtlandığından dolayı satış sırasında yüzde 1 oranında KDV uygulanmaktadır.
Sıfır olarak bayiden alınan araçların yanında piyasadan ikinci el olarak alınan araçlarda durum biraz daha farklıdır. İkinci el olarak alınan araçların gerçek kişilerden alınması durumunda KDV ve ÖTV söz konusu olmayacağından dip rakam sabit kıymet olarak kayıt edilecektir. Bu binek araçların bir ticari işletmeden alınması durumunda ise yüzde 1 oranında KDV içerecek olup gider yazılma etkisi azalacaktır.
Ticari araçların alım satımında ise katma değer vergisi indirim olarak kullanılabilmektedir. Bu indirim hakkının var olması nedeniyle satışları sırasında da aynı oranda vergi ile faturalarının düzenlenmesi gerekmektedir.
Yani bir araç satın alma kararı verirken; mevcut zarar rakamlarımız, ilgili yıl vergi ödeme durumumuz, muhtemel yatırımlardan dolayı gelecek tahmini zarar planımız ve kimlerden sıfır veya ikinci el alım yaptığımız bizim için önemli bir rol oynayacaktır. Bunların hepsini birlikte değerlendirerek karar almak vergisel bir avantaj olarak karşımıza çıkacaktır.
Diğer e-ticaret köşe yazılarını okumak için tıklayın.
E-ticaret Çağı Kasım sayısını ücretsiz okumak için tıklayın.




















