E-ihracatta Sınırları Aşmanın Yolu: Pazarlama
Gerek yurt içi gerekse yurt dışı satışların devamlılığını sağlayabilmek, doğru bir pazarlama stratejisi yürütmekten geçiyor
Modanisa.com katkılarıyla hazırlanmıştır.

Yeterli bir altyapıya sahip olmak, beklentilere uygun çözümler sunmak, güvenli alışveriş ortamı sağlamak gibi değişkenler sağlandıktan sonra satışa başlayabilmek için tüketicileri sunulan tüm bu imkanlardan haberdar etmek gerekiyor. İşte tam da bu noktada pazarlama faaliyetleri devreye giriyor. Gerek yurt içi gerekse yurt dışı satışların devamlılığını sağlayabilmek, doğru bir pazarlama stratejisi yürütmekten geçiyor. Pazarlama stratejisini ise hedef pazarın özelliklerine, ihtiyaçlarına, alışkanlıklarına ve elbette beklentilerine göre kurgulamak gerekiyor.
Ancak e-ihracata başlarken yurt içi ve yurt dışı pazarlamanın farklı olabileceği noktaları göz ardı etmemekte büyük fayda var. Bu anlamda, pazarlama planı oluştururken yurt dışında satın alma davranışı gerçekleştirmesi beklenen hedef pazarın kullandığı dilden kültürüne, toplumsal bilincinden yaşanılan coğrafyanın özelliklerine ve beğenilerine kadar pek çok faktör dikkate alınmalı.
Modanisa.com 105 ülkeye 6 ayrı dilde hizmet veriyor. Satış yapılan ülkelerde ürünlerin fiyatına, tarzına ve hatta sunulan kampanyalara verilen tepkiler de hiç şüphesiz ki çeşitlilik gösteriyor. Örneğin Türkiye’de çok fazla satılan bir ürün Suudi Arabistan’da o kadar popüler olmayabiliyor. ABD’de çok verim alınan bir kampanya Avrupa’da işe yaramayabiliyor. E-ihracatta başarı için farklı pazarlara farklı pazarlama yaklaşımları ile temas edilmesi gerektiğini bilmek ve takımı buna göre kurmak oldukça kritik bir önem taşıyor.
Peki bu durumda pazarlama faaliyetlerini hedef pazarlarda konumlanmış bir çözüm ortağı ile mi yürütmek daha sağlıklı, yoksa Türkiye’den de çalışmaları sürdürmek mümkün olabilir mi? İşte bu, e-ihracat firmalarının üzerinde en çok durdukları konulardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Biz Modanisa.com olarak performans reklamlarını Türkiye’den sürdürüyoruz, çünkü ana pazarlama mecramız dijital. Bunun yanında elbette hedef pazarlarda yerel çözüm ortakları ile de çalışıyoruz ve pazarlara dair know-how, yani davranış özelliklerine göre yol haritası alıyoruz. Yani işin yönetim merkezi Türkiye, ancak farklı pazarlarda offline pazarlama faaliyetleri için mutlaka pazarı ve sektördeki diğer oyuncuları çok iyi bilen çözüm ortakları ile çalışıyoruz.
Hangi ülkede, hangi pazarlama yöntemi daha etkili olabilir?
Toplumdan topluma beğeniler değişebildiği gibi pazarlama çalışmalarının etkinliği de değişiklik gösteriyor. Bu nedenle hakkında daha önceden bilgi sahibi olunmayan bir pazara açılırken dene-gör yöntemi ile ilerlemekte yarar var. Küçük test bütçeleri ayrılarak pazarların en etkin kanalları tespit edilebilir ve ilgili ülkelerde aynı sektörün önde gelen firmalarının pazarlama planlarına bakılarak en etkili olabilecek pazarlama yöntemleri öngörülebilir.
Farklı ülkelerde farklı sosyal medya tüketim alışkanlıkları gösterilebiliyor, reklam tüketim tercihleri çeşitlenebiliyor. Örneğin, Orta Doğu’da YouTube TV’nin yerini almış durumda. Video dünyanın hemen her yerinde yükselen bir trend, fakat YouTube’da en büyük getiriyi Orta Doğu bölgesi sağlıyor.
İlk defa girilen bir pazara adım atılırkan marka bilinirliğini artırmak adına ise en hızlı dönüş ve yüksek ROI (return on investment – yatırım geri dönüşü) getirebilecek kanallara yönelmek mantıklı olabilir. Dijital pazarlama bu anlamda doğru ve hedefli atış yapılabilecek bir kanal. Sosyal medyanın da doğru kullanıldığı takdirde hızlı bir büyüme sağlayabilecek ve marka bilinirliği yaratabilecek bir kanal olduğu unutulmamalı. Nispeten daha maliyetli ve hedefleme imkanı zor olabileceği için ilk etapta offline mecraları önermiyorum.
Yabancı pazarları tanımak için atılabilecek bir diğer akıllıca adım da uluslararası fuarlara katılmak olabilir. Örneğin biz Modanisa.com olarak 13-14 Eylül tarihlerinde Almanya’nın Köln şehrindeki Dmexco (Digital Marketing Exposition & Conference) etkinliğindeydik. Farklı pazarlarda birlikte iş birliği yürüttüğümüz ve çalışma potansiyelimizin olabileceği yeni firmalarla bir arada bulunduk. Son teknolojilerden haberdar olup yeni ürünlerin demolarını bizzat deneyimleme fırsatı yakaladık.
E-ihracatta müşteri güvenini kazanabilmek için neler yapılabilir?
Yurt dışına satış yaparken müşterilerle güven bağı kurabilmek için illaki firmanın/markanın hedef pazarlarda fiziksel varlığı olmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Amazon, alibaba gibi tüm dünyanın güvenle alışveriş yaptığı firmalar da bu düşüncemi destekler nitelikte. Aynı şekilde Modanisa.com da 105 ülkeden müşterisinin güvenini kazanabilmiş bir firma. Hızlı ve eksiksik ürün teslimatı yapabilmek, mükemmel bir işleyişe sahip iade süreçleri, güvenli ödeme seçenekleri, söz konusu ülkenin ana dilinde kaliteli bir alışveriş deneyimi sunabilmek ve alışveriş sonrasında ihtiyaç durumunda müşteri desteği sağlayabilmek, müşterilerin güvenini ve sadakatini kazanabilmek için olmazsa olmaz.
Tüm bunlara ek olarak, satış yapılması hedeflenen ülkelerdeki online pazar yerleri üzerinden satış yapmanın yurt dışında marka bilinirliği oluşturmada mutlaka etkisi olacağı kanaatindeyim. Kendi markanızla ve kargo kutunuzla gönderi yapabiliyor olmak bu noktada oldukça önemli. Bunu sağlayamıyorsanız kargo kutularına markanızın diğer markalardan ayrışmasını sağlayacak birtakım materyaller yerleştirebilir, firmanızın web sitesine yönlendiren broşürler koyabilirsiniz.
Diğer e-ticaret makalelerini okumak için tıklayın.
E-ticaret Çağı Ekim sayısını ücretsiz okumak için tıklayın.




















