Sen de bir Messi olmak ister misin?
Doğru bir strateji ile e-posta sayesinde süper cirolar yapılabilir.
2014 senesinde Dünya Kupası başladığında, hem fiziki mağazasında hem de web sayfasında spor malzemesi satan bir müşterimiz benden bu dönemde nasıl bir strateji izlemesi gerektiği hakkında bilgi almak istemişti. O dönem Arjantin Milli Takımı oyuncusu Messi harikalar yarattığından onunla alakalı bir kampanya yapmasının faydalı olacağını söylemiş, Messi’nin giydiği spor ayakkabıyı çarpıcı bir başlıkla üyelerine e-posta ile duyurmalarını önermiştim. E-posta içeriğinde Messi’nin giydiği ayakkabının aynısı, başlıkta ise “Sen de Bir Messi Olmak İster Misin?” cümlesi olacaktı. E-postayı hazırlamalarını, iki gün sonra Arjantin Milli Takımı’nın maçında Messi yine güzel oynarsa bunu müşterilerine hemen göndermelerini söylemiştim. Mantık çok basitti, zaten maç bitiminde her yerde Messi konuşulurken insanlara onun giydiği ayakkabıyı satın almaya yönelik bir mesaj göndermek ve kendilerinin de onun gibi olabileceğini hissettirmek, eminim ki iş yapardı. Tabi bu e-postayı göndereceği kitleyi iyi seçmelerini, mantıklı bir segment yapıp bütün müşterilerine göndermemelerini önermiştim.
İki gün sonraki maçta Messi yine güzel bir futbol oynamış ve maç sonunda şirket sahibi e-postayı göndermişti. Ertesi gün beni arayan firma sahibi, büyük bir mutluluk içinde bugüne kadar yaptıkları kampanyalar içinde en yüksek geri dönüş oranlarını aldıklarını, ellerinde ayakkabı kalmadığından tedarikçi firmaya yeni siparişler vereceğini belirtip teşekkür etmişti. Doğru bir strateji ile e-posta sayesinde süper cirolar yapılabildiğini kanıtlamıştık, ama üç gün sonra yaşanan bir olay bütün sevincimizi kursağımızda bırakmıştı. “Ben bu işi çözdüm, ne yapsam satarım” düşüncesine giren firma sahibi plansız programsız bütün müşterilerine bir forma ile ilgili e-posta atmıştı. Elinde yeterli ürün olup olmadığını kontrol etmemiş, eski sezon ürünü olduğundan tedarikçi firmada da bunun kalmadığını hiç düşünememiş ve stoklarla sınırlıdır gibi bir ibareyi de mesaja eklemediğinden gelen aşırı talebi karşılayamamış, bu yüzden gün içinde onlarca şikayet almıştı.
Murat Erdör’ ün köşe yazısının tamamını okumak için tıklayınız.




















